Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
at rest
banded sole
most intimate
radiation resistant
group room
flying-column
Atlantic Banded Octopus
principal filter
puerta de proa
ecmnesic
flat-rate reduction
discurso docente
successful experiment
floor exercises
seifte ab
satellite abscess
be low tide
bend sinister
fused salt
propeller fans
drop leg
butter knife
overload (horse)
wind colic
ocotepecano man
on stand
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"on stand"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
stand on
f.
kalkmak
2
Genel
stand on
f.
ısrar etmek
3
Genel
stand on its hind legs
f.
susta durmak (köpek)
4
Genel
stand on one's own feet
f.
kendi yağıyla kavrulmak
5
Genel
stand on end
f.
tüyleri diken diken olmak
6
Genel
give no leg to stand on
f.
tutunacak bir dal bırakmamak
7
Genel
make somebody's hair stand on end
f.
tüylerini ürpertmek
8
Genel
stand on ceremony
f.
resmi davranmak
9
Genel
stand on end
f.
tüyleri diken diken olmak (saç)
10
Genel
stand on one's own two feet
f.
kendi yağıyla kavrulmak
11
Genel
stand on ceremony
f.
resmi kurallara göre davranmak
12
Genel
make one's hair stand on
f.
tüylerini diken diken etmek
13
Genel
stand on
f.
diretmek
14
Genel
stand on
f.
dikilmek
15
Genel
stand on ceremony
f.
protokolcü olmak
16
Genel
stand on its hind legs
f.
tetikte beklemek
17
Genel
have one's hair stand on end
f.
ürpermek
18
Genel
stand on
f.
dayanmak
19
Genel
stand on one's own legs
f.
kimseye muhtaç olmamak
20
Genel
stand on one's own legs
f.
kendi ayakları üstünde durmak
21
Genel
stand on one's own legs
f.
ayakları üzerinde durmak
22
Genel
stand on
f.
yoluna devam etmek
23
Genel
stand on
f.
rotadan sapmamak
24
Genel
stand on end
f.
dikine koymak
25
Genel
stand on one's own feet
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
26
Genel
put somebody on stand-by
f.
yedek olarak hazırda tutmak
27
Genel
put somebody on stand-by
f.
birini hazırda tutmak
28
Genel
put somebody on stand-by
f.
ihtiyaç halinde kullanmak için hazırda tutmak
29
Genel
make one's hair stand on end
f.
dehşete düşürmek
30
Genel
make one's hair stand on end
f.
korkutmak
31
Genel
make one's hair stand on end
f.
tüylerini diken diken etmek
32
Genel
stand on the bus
f.
otobüste ayakta kalmak
33
Genel
stand on the bus
f.
otobüste ayakta durmak
34
Genel
stand on one foot
f.
tek ayak üstünde durmak
35
Genel
stand on one foot
f.
tek ayak üzerinde durmak
36
Genel
stand on one's head
f.
amuda kalkıp durmak
37
Genel
on stand by
s.
hazır durumda
38
Genel
on stand by
s.
beklemede
39
Genel
on stand by
s.
alarmda
İfadeler
40
İfadeler
(hair) to stand on end
f.
tüyleri diken diken olmak
41
İfadeler
where you stand depends on where you sit
expr.
nerede durduğunuz nerede oturduğunuza bağlıdır
Atasözü
42
Atasözü
let every tub stand on its own bottom
her koyun kendi bacağından asılır
43
Atasözü
every tub must stand on its own bottom
her koyun kendi bacağından asılır
Konuşma Dili
44
Konuşma Dili
stand on ceremony
f.
protokole uygun davranmak
45
Konuşma Dili
stand on ceremony
f.
resmi davranmak
46
Konuşma Dili
stand on one's head
f.
bir tarafını yırtmak
47
Konuşma Dili
stand on one's head
f.
yırtınmak
48
Konuşma Dili
stand on one's head
f.
mümkün olan her şeyi yapmak
49
Konuşma Dili
stand on one's head
f.
elinden gelen her şeyi yapmak
50
Konuşma Dili
stand on one's head
f.
kıçını yırtmak
51
Konuşma Dili
stand on a beehive
f.
bir arı kovanının üzerinde durmak
52
Konuşma Dili
be on the stand
f.
mahkemeye çıkmak
53
Konuşma Dili
stand on me [obsolete]
expr.
bana güven
54
Konuşma Dili
stand on me [obsolete]
expr.
bana itimat et
55
Konuşma Dili
stand on me [obsolete]
expr.
bana inan
56
Konuşma Dili
where do you stand on this?
expr.
bu konuda düşüncen nedir?
Deyim
57
Deyim
a leg to stand on
i.
tutunacak bir dal
58
Deyim
a leg to stand on
i.
elle tutulur bir kanıt/dayanak/savunma
59
Deyim
a leg to stand on
i.
kanıt
60
Deyim
a leg to stand on
i.
dayanak
61
Deyim
a leg to stand on
i.
destek
62
Deyim
a leg to stand on
i.
üzerinde duracak bir ayak
63
Deyim
a leg to stand on
i.
savunma
64
Deyim
a leg to stand on
i.
geçerli/mantıklı bir savunma
65
Deyim
a leg to stand on
i.
geçerli/mantıklı bir dayanak
66
Deyim
stand on own feet
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
67
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
tüylerini diken diken etmek
68
Deyim
not have a leg to stand on
f.
desteği olmamak
69
Deyim
not have a leg to stand on
f.
desteksiz olmak
70
Deyim
stand on one's own two feet
f.
kendi yağı ile kavrulmak
71
Deyim
stand on one's own feet
f.
kendi yağı ile kavrulmak
72
Deyim
have one's hair stand on end
f.
korkudan dudağı uçuklamak
73
Deyim
stand on one's own (two) feet
f.
kendi işini kendi görmek
74
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
korkutmak
75
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
saçlarını diken diken etmek
76
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
korkudan deliye döndürmek
77
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
tüylerini ürpertmek
78
Deyim
not have a leg to stand on
f.
tutunacak dalı olmamak
79
Deyim
not have a leg to stand on
f.
üzerinde duracak ayağı olmamak
80
Deyim
stand on one's own feet
f.
ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmak
81
Deyim
stand on one's own feet
f.
bağımsız olmak
82
Deyim
stand on one's own feet
f.
kimseye muhtaç olmamak
83
Deyim
stand on one's own feet
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
84
Deyim
stand on one's own feet
f.
kimseye bağımlı olmamak
85
Deyim
make one's hair stand on end
f.
kanını dondurmak
86
Deyim
make one's hair stand on end
f.
dehşete düşürmek
87
Deyim
make one's hair stand on end
f.
yüreğini ağzına getirmek
88
Deyim
make one's hair stand on end
f.
tüylerini diken diken etmek
89
Deyim
make one's hair stand on end
f.
ödünü patlatmak
90
Deyim
make one's hair stand on end
f.
üç buçuk attırmak
91
Deyim
make one's hair stand on end
f.
korkutmak
92
Deyim
stand on one's dignity
f.
değerlerinden taviz vermemek
93
Deyim
stand on one's dignity
f.
doğruluğundan taviz vermemek
94
Deyim
stand on one's own two feet
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
95
Deyim
stand on one's two feet
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
96
Deyim
stand something on its head
f.
bir şeyi tamamen değiştirmek
97
Deyim
stand something on its head
f.
bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
98
Deyim
stand something on its head
f.
bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
99
Deyim
stand on the brakes
f.
çok sert fren yapmak
100
Deyim
stand on the brakes
f.
frenlere asılmak
101
Deyim
not have a leg to stand on
f.
dayanağı olmamak
102
Deyim
stand pat on something
f.
bildiğinden şaşmamak
103
Deyim
have a leg to stand on
f.
dayanağı olmak
104
Deyim
stand on one's dignity
f.
ağırbaşlılığını bozmamak
105
Deyim
stand on one's dignity
f.
temkini elden bırakmamak
106
Deyim
take a firm stand on something
f.
duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek
107
Deyim
take a firm stand on something
f.
sert/katı bir tavır takınmak
108
Deyim
take a firm stand on something
f.
(bir konuda) kararlı/inatçı bir duruş sergilemek
109
Deyim
take a firm stand on something
f.
tutumundan vazgeçmemek
110
Deyim
take a firm stand on something
f.
geri adım atmamak
111
Deyim
stand on your own two feet
f.
kendi ayakları üstünde durmak
112
Deyim
not to stand on ceremony
f.
samimi olmak, açık sözlü ve cesur davranmak
113
Deyim
not to stand on ceremony
f.
resmi davranmamak
114
Deyim
stand on compliment
f.
törenle karşılamak
115
Deyim
stand firmly on
f.
tatmin olmak
116
Deyim
stand firmly on
f.
ikna olmak
117
Deyim
stand on someone's shoulder
f.
birinin başladığı işi devam ettirmek
118
Deyim
stand on the shoulders of giants
f.
önceki bilgilerden/deneyimlerden yararlanarak ilerlemek
119
Deyim
stand on the shoulders of giants
f.
eskilerden feyz almak
120
Deyim
stand on the shoulders of giants
f.
önce yapılan keşifler sayesinde ilerlemek
121
Deyim
stand on the shoulders of giants
f.
daha önce kaydedilmiş ilerlemelerin üstüne katarak gelişmek
122
Deyim
stand on the shoulders of giants
f.
öncekilerin yaptığı keşiflerden yararlanmak
123
Deyim
make the hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birinin) tüylerini ürpertmek
124
Deyim
make one's hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birini) dehşete düşürmek
125
Deyim
make the hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birini) dehşete düşürmek
126
Deyim
make the hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birinin) tüylerini diken diken etmek
127
Deyim
make one's hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birini) korkutmak
128
Deyim
make the hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birini) korkutmak
129
Deyim
make one's hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birinin) tüylerini ürpertmek
130
Deyim
make one's hair stand up on the back of (one's) neck
f.
(birinin) tüylerini diken diken etmek
131
Deyim
stand up on (one's) hind legs
f.
ayağa kalkmak
132
Deyim
stand up on (one's) hind legs
f.
konuşma yapmak için ayağa kalkmak
133
Deyim
stand up on (one's) hind legs
f.
yerinden kalkmak
134
Deyim
stand on one's own
f.
kimseye/hiçbir şeye bağımlı olmamak
135
Deyim
stand on (one's) hands
f.
ellerin üstünde amuda kalkmak
136
Deyim
stand on (one's) hands
f.
ellerinin üstünde durmak
137
Deyim
stand on one's own
f.
bağımsız olmak
138
Deyim
stand on its own
f.
kendini idare edebilmek
139
Deyim
stand on its own
f.
kimseye/hiçbir şeye bağımlı olmamak
140
Deyim
stand on one's own
f.
kendini idare edebilmek
141
Deyim
stand on one's own
f.
kendi içerisinde/etrafındakilerden bağımsız bir değeri olmak
142
Deyim
stand on its own
f.
kendi yağıyla kavrulmak
143
Deyim
stand on one's own
f.
kendi ayakları üzerinde durmak
144
Deyim
stand on its own
f.
bağımsız bir değeri olmak
145
Deyim
stand on one's own
f.
kendi yağıyla kavrulmak
146
Deyim
stand on one's own
f.
bağımsız bir değeri olmak
147
Deyim
stand on (one's) hands
f.
amuda kalkmak
148
Deyim
stand on its own
f.
kendi içerisinde/etrafındakilerden bağımsız bir değeri olmak
149
Deyim
stand on its own
f.
bağımsız olmak
150
Deyim
stand on (one's) hands
f.
ellerinin üstünde baş aşağı dengede durmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of on stand
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy